16 Ağustos 2008 Cumartesi

OKTAY DERELİOĞLU


Futbol piyasasında henüz dev bütçelerin olmadığı, avrupada 1-2 mac kazanmanın yeterli olduğu, takıma gönülden destek verildiği ve futbola paranın gölgesinin düşmediği yıllarda gelmişti Oktay Beşiktaşa. Trabzonda cok iyi maçlar çıkarmış ve 3 büyüklerde oynayabileceğini ispatlamıştı. 3 büyüklerin hepsi peşindeydi ama o Beşiktaşa geldi. İyi mi yaptı? Bence ilk yıllarına bakarak konusmak gerekirse cok doğru bir seçim yaptı. Öyleki Beşiktaş taraftarı yıllarca kavuşulamayan sevgili gibi bağlandı ona. Oda elinden gelenin en iyisini yaptı. Unutulmaz goller attı Beşiktaş forması altında. Oyun stili katılırmısınız bilmem ama Cruyfa benziyordu. Savurgan ve dağınık oluşu ve en beklenmedik yerlerde duruşu onu hep farklı kıldı. Hiç bir zaman üst düzey bir futbolcu olmadı ama bu liglerin en iyilerindendi. O Oktay Derelioğlu olarak hep sevildi hatta O her hatırlandığında temiz ve zavallı cocuk oldu. Geçirdiği şansız olaylar onu erken kopardı belki zirveden ama o zirvede kaldığı dönemlerde çok iyi işler yaptı.
Çok iyi işler yaptı ama en büyük hatasında yaptı Beşiktaş'ta. Gitmesi çok hoş olmadı. Aslında unutmadı taraftar hataları ama yinede bizim cocuktur diye sahip çıktı. Güzel de oldu bence. Onunkisi SİYAH-BEYAZ bir aşk hikayesi olamadı ama Siyah'tan bir parçada olsa tutundu. Karşılığınıda aldı sonunda.
Teknik direktör olacağını görmüş rüyasında Oktay Beşiktaş'a. Aman Oktay tüpçü varken gelme seni de harcar.

Hiç yorum yok: